Cinsiyetsiz nedir, Cinsiyetsiz ne demek

Teknik terim anlamı:

Bazı dillerde dişi veya erkek cinsten sayılmayan ve tarafsızlık özelliği taşıyan kelime: Rus. okno «pencere» jelézo «demir», usilie «gayret», yavléme «olay», dobro «iyilik», Sansk. pustaka «kitap», vari «su», cāani «diz», Almanca das Fenster «pencere», das Gehalt «maaş, ücret», das Zimmer «oda», das Ergebnis «sonuç» vb.

Cinsiyetsiz tanımı, anlamı

Cinsi : Cinsel

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

Cinsiyet : Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.

Tarafsızlık : Yansızlık.

Tarafsız : Yansız.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Sayılma : Sayılmak işi, ad, addedilme, addolunma.

Almanca : Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

 

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Pencer : Sebze. Pancar.

İyilik : İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar ya da elverişlilik, nimet.

Gayret : Çalışma, çaba, çalışma isteği. Kutsal sayılan şeylere yabancıların saldırmasını görmekten doğan dayanamama duygusu. Koruma, esirgeme, kayırma duygusu.

Kelim : Eğri boynuzlu koç, keçi.

Gayre : Gayrı.

Sonuç : Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

Ücret : İş gücünün karşılığı olan para veya mal. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para.

Pusta : İyesine uğur getirmeyen nesne, mal.

Diğer dillerde Cinsiyetsiz anlamı nedir?

İngilizce'de Cinsiyetsiz ne demek ? : neuter