Diplik film nedir, Diplik film ne demek
Diplik film; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Yapma ve canlı dip bezemi elde etmek üzere geriden gösterimde kullanılan film.
Diplik film tanımı, anlamı
Diplik : Hayvanın yularının başlık kısmına bağlanan uzunca ip. Dibi eskiyen kapların dibine geçirilen parça. Bir makine ve eşyanın bir yere tutturulacak alt kısmı. Ağaç testilerin, küleklerin dibine geçirilen ağaçtan, çam kabuğundan yapılmış altlık. Masada tencere, sahan, servis tabağının, altına konulan çavdar sapından, tahtadan ve madenden yapılmış altlık, nihale. Öküz ve at arabalarının arka kapağı. Sargan balığı tutmak için kullanılan birbirine ekli üç parça çubuğun ilk kalınca parçası. Oyuncuların gerisinde, son derece büyültülmüş fotoğraflardan ya da resimlerden oluşan bezem. Araba sandığının arka kapağı. (Ortayazı Senirkent Isparta)
Dipli : Dibi olan.
Film : Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.
Geriden gösterim : Gün ışığında gösterimi gerçekleştirmek, olağan gösterim yapılamadığı vakit gösterimi sağlamak, bir filmin çevrilişinde oyuncuların gerisinde devinimli bir dip bezemi sağlamak amacıyla yarı saydam bir görüntülüğün izleyiciden yana olan yüzünün arkasından yapılan gösterim.
Dip bezemi : Bir görünçlükte, dipteki bir aralıktan (pencere, kapı, vb.) ötede görünen, genellikle dışarının bir görünüşünü veren bezem.
Gösterim : Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi, projeksiyon. Sinema, tiyatro, konser vb. sanat dallarında verilen gösterilerden her biri, seans. Sinema salonlarında filmin gösterilmeye başlaması, vizyon.
Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Bezem : Bir film görünçlüğünde ya da televizyon izlencesinde belirli bir çevreyi yansıtmak amacıyla kullanılan ve görünçlük donatımı dışında yer alan doğal ya da yapma nesnelerin, yapıların tümü. Özellikle sınırlı bir çevrede yapma olarak gerçekleştirilen bu çeşit nesneler, yapılar, çatmalar.
Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.
Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.
Etme : Etmek işi.
Beze : Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.
Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
Geri : Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Dip : Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü. Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü. Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı. Taban. Arka, kıç.
Diğer dillerde Diplik film anlamı nedir?
İngilizce'de Diplik film ne demek ? : background film, back projection film, transparency

Bu kısımda Diplik film nedir? Diplik film ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Diplik film tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Diplik film hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.