Dracunculoidea nedir, Dracunculoidea ne demek

Dracunculoidea; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Nematodların Camallanina alt takımında bulunan üst ailesi. Bu ailede bulunan türler az gelişmiş bir ağız boşluğuna, rudimenter bir yemek borusuna ve bağırsaklara sahiptir.

Dracunculoidea anlamı, tanımı

Yemek borusu : Besinleri ağızdan mideye ulaştıran, kasla çevrili, içi mukoza ile kaplı kanal. Yemek vaktini bildirmek için çalınan boru

Az gelişmiş : Gelişmesi gecikmiş olan. Eğitim düzeyi düşük kalmış, üretimi genel olarak ilkel tarıma dayanan, doğal kaynaklarını gereğince değerlendiremeyen (ülke).

Rudimenter : Rudiment. Vestigium.

Nematodlar : [Bakınız: iplik solucanları]. Yuvarlak solucanlar. [Bakınız: iplik-kurtları].

Alt takım : Bir takım içinde oluşturulan ikinci derecedeki takım.

Bir ağız : Bir defa, bir kere, bir defaeık.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Rudiment : Eskiden belirli bir görevi olup bugünkü nesilde körlenmiş, çok az veya hiç işlev görmeyenyapı veya organ, rudimenter, rudimentum.

Nematod : Yuvarlak solucanlar.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

 

Camal : Kümbet denilen ısınma aracı.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Geliş : Gelme işi.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Takı : Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

Diğer dillerde Dpt aşısı anlamı nedir?

İngilizce'de Dpt aşısı ne demek ? : dpt vaccine