Durulamah nedir, Durulamah ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çamaşır ya da bir kabı yıkadıktan sonra temiz sudan geçirmek.

[Bakınız: durlamak].

Bir sıvının içindeki tortuyu süzmek.

Durulamah kısaca anlamı, tanımı

Durul : Tortu. “Berrak, saf duruma gel” anlamında kullanılan bir isim”

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Durulama : Durulamak işi.

Durlamak : Çamaşır ya da bir kabı yıkadıktan sonra temiz sudan geçirmek.

Temiz su : Enteral ve göz ürünleri dışında, diğer ilaçların hazırlanmasında kullanılan 10 ppm’den fazla katı madde içermeyen ve pH’sı 5-7 arasında olan su, damıtık su, demineralize su.

Geçirmek : Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

 

Çamaşır : İç giysisi. Kirli eşyaları yıkama işi.

Geçirme : Geçirmek işi.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Süzmek : Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek. Gözle inceleyerek dikkatle bakmak. Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak. Göz baygın ve anlamlı bakmak.

Tortu : Çökelti. Kalıntı. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri.

Çamaş : Ordu iline bağlı ilçelerden biri.

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Sudan : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan.

Süzme : Süzmek işi. Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen. Kötü, aşağılık, malın gözü (kimse). Katışıksız, saf.

Suda : Baş ağrısı.

Temi : Bitki, ağaç, meyve kümesi.

Tort : Köpeklerin boğazına takılan dikenli demir halka. Peynir suyunu kaynatarak yapılan çökelek. Sıvıların içinde bulunan ya da sıvıların bozulmasıyla oluşan pıhtımsı madde, tortu. Çokluk ve sıklık belirtir : Bu ağaç tort gibi meyve tutmuş. Kalın yapraklı, dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot. Asık çatık (yüz için): Çok tort yüzlü. Yağ ve benzerleri tortusu. Biçimsiz. Çoban köpeğinin boynuna takılan demir halka. Tortu; eritilmiş tereyağının çöküntüsü; bu çöküntü araba 'mazı’sını yağlamakta kullanılır. Köpeklerin boynuna takılan dikenli halka, tasma (Çayağzı), karşılığı tortul. Üzerinde çiviye benzer sivrilikler bulunan demir köpek tasması.

 

Diğer dillerde Durulama yunağı anlamı nedir?

İngilizce'de Durulama yunağı ne demek ? : rinse bath