Dıgan nedir, Dıgan ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven.
[Bakınız: dığan].
Leğen.
[Bakınız: dağan].
Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen.
Yağ tavası.
Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç.
Bakır kazan, karavana.
Tencere.
Kenarlı derin tepsi.
Suyun hafif toplandığı yer, çukur.
Boşboğaz, geveze.
Dıgan kısaca anlamı, tanımı
Dıgangömbesi : Yumurta ve haşhaş yağı ile karılmış ekşi hamurdan yapılan ekmek. (Gençali Senirkent Isparta)
Karavana : Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.
Harmanda : Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
Boşboğaz : Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.
Merdiven : Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi, basak.
Toplama : Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.
Üç ayak : Minder güreşinde minder dışı olmayı gerektiren ve iki güreşçinin dört ayağından üç ayağının minderin dışında bulunması durumu. Bunzen beki üzerindeki kapları tutmak için üç ayaklı destek sehpası. Sacayağı.
Karavan : Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç.
Savurma : Savurmak işi. Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme.
Çatallı : Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.
Kenarlı : Herhangi bir biçimde kenarı olan. Kenarı süslü, işlenmiş.
Tencere : İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap.
Harman : Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
Karava : İvecenlik.
Kulplu : Kulpu olan, kulpu bulunan.
Geveze : Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.
Bakraç : Çoğunlukla bakırdan yapılmış olan küçük kova. Bu kovanın alabildiği miktarda olan.
Dirgen : Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı, diren.
Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.
Diğer dillerde Dıc anlamı nedir?
İngilizce'de Dıc ne demek ? : disseminated intravascular coagulation

Bu kısımda Dıgan nedir? Dıgan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dıgan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dıgan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.