Eğmel nedir, Eğmel ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Toprak tabakalarının yıkılması yüzünden bir tarafa meyletmiş olan büyük kayalar, taşlar.
Eğmel tanımı, anlamı
Eğmelik : Bakımsız orman.
Yüzünden : -den ötürü.
Yıkılma : Yıkılmak işi.
Kayalar : Artvin şehri, Camili nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir ilinde, Ilıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Batman ili, Gercüş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehri, Ayvacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Elâzığ şehrinde, Maden ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun kenti, Tirebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hakkâri şehrinde, Şemdinli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Bozkurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin ilinde, Midyat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Gevaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehri, Çekerek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Eymir nahiyesine bağlı bir yer.
Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.
Topra : Torba.
Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.
Taba : Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.
Yıkı : Harabe.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde Eğmeçli rende anlamı nedir?
Osmanlıca Eğmeçli rende : eğmeçli rende


Bu kısımda Eğmel nedir? Eğmel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eğmel tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eğmel hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.