Eimeriida nedir, Eimeriida ne demek
Eimeriida; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Cocciidia alt sınıfında bulunan paraziter protozoa takımı. Bu takımda Cryptosporidiidae, Eimeriidae ve Sarcocystidae olmak üzere üç önemli alt aile bulunmaktadır.
Eimeriida anlamı, kısaca tanımı
Eimeriidae : Cocciidia alt sınıfında bulunan büyük bir paraziter protozoon ailesi. İnsan dâhil birçok omurgalıda koksidiyozise neden olan türleri bulunur
Sarcocystidae : Eimeriidae takımında bulunan insan dâhil memelilerde ve kuşlarda parazitlenen, ara konaklarında doku kisleri oluşturan, Neospora, Sarcocystis ve Toxoplasma gibi üç önemli cinsi içeren paraziter bir protozoa ailesi.
Alt sınıf : Bir sınıf içinden ayrılan ikinci derecedeki sınıf. Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan gerilerde kalan insan topluluğu.
Bu takım : Bunun gibi, buna benzer.
Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.
Protozoa : Bir hücreliler. Canlıların Protista âlemine ait olan, bölünme veya tomurcuklanmayla çoğalan, genel olarak gözle görülemeyecek kadar küçük olan, bazıları asalak olup hastalık yapan, serbest veya bir yere tutunarak yaşayan, kamçı, kirpik veya yalancı ayaklarıyla hareket edebilen tek hücreli mikroskobik organizmalar. [Bakınız: bir hücreliler]. Hayvanlar alemindeki en basit organizmaları içeren, tek hücreli, mikroskobik veya makroskobik, birçoğu serbest yaşamlı, kimileri kommensal, mutual veya parazitik yaşam süren, Sarcomastigophora, Labyrinthomorpha, Apicomplexa, Microspora, Acetospora, Myxozoa ve Ciliophora olmak üzere yedi şubesi olan tek hücreli canlılar. Kimileri bitkiler ve omurgalı hayvanlar için oldukça patojendir ve bu nedenle zirai, veteriner ve beşeri önem arz ederler. Protozoon kelimesinin çoğulu. [Bakınız: birgözeliler].
Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.
Bulunma : Bulunmak işi.
Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.
Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Aile : Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. Tuluhdan, sınısıdan yayduh.. Sini, yemek sofrası.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Takı : Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.
Olma : Olmak işi.
Diğer dillerde Eikozanoitler anlamı nedir?
İngilizce'de Eikozanoitler ne demek ? : eicosanoids

Bu kısımda Eimeriida nedir? Eimeriida ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eimeriida tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eimeriida hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.