Eyrendoğum nedir, Eyrendoğum ne demek

Teknik terim anlamı:

Budunbilimsel anlamda, evrenin doğuşunu, var oluşunu, yaratılışını, gelişimini ilkel efsanelere dayalı olarak açıklama.

Eyrendoğum kısaca anlamı, tanımı

Eyre : [Bakınız: eyri]. Kağnı ve at arabalarının yan taraflarında bulunan dik kazıkların üzerine çakılan yatay ağaçlar. (Kadıobası, Garibçe Güdül, İlhan Ayaş Ankara)

Eyren : Kızılcık.

Budunbilim : Özellikle ilkel diye nitelenen budunların, ama son otuz kırk yıldan beri ilkel diyemeyeceğimiz toplumların özdeksel ve tinsel kültür öğelerini dizgeli bir biçimde açıklayan; türlü kültürler arasında karşılaştırmalar yapan, insanlığın kültür tarihini açıklamaya çalışan, kültürel göçleri ve kültürün genel gelişme yasalarını araştıran bilim. İnsanı konu edinen, özellikle ilkel toplumları ve onların özdeksel ve tinsel kültür değerlerini inceleyen, kültürler arası ilişkiler üzerinde düzenli araştırmalar yapan ve kültürün genel gelişme yasalarını saptamaya çalışan bilim. Kültürleri bütün boyutları içinde saptayarak bunların kaynak, gelişim, değişim ve tüm öteki sorunlarını birtakım sonuç, kural ya da yasaların yardımıyla çözmeğe çalışan bilim dalı. bk. halkbilim. Yeryüzünde yaşıyan insan topluluklarının ya da toplumlarının özdeksel ve tinsel ekinlerini karşılaştırmalı olarak, birbirleriyle ilişkileri içinde inceleyerek ekinin genel oluşum ve gelişim yasalarını araştıran bilim dalı.

 

Yaratılış : Yaratılma işi. Tanrı tarafından yoktan var edilme işi.

Açıklama : Açıklamak işi, izah.

Gelişim : Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

Yaratı : Yaratım.

Dayalı : Dayanmış olan. Dayanarak, dayanmış bir biçimde. İlgili, dair, müstenit, mebni.

Efsane : Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb. Olağanüstü bir başarı elde etmiş kimse, kurum vb.

Budun : Kavim. Ulus, millet.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Geliş : Gelme işi.

İlkel : İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.

Evren : Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. Büyük yılan. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

 

Doğuş : Doğma işi.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Efsa : Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Danışma Kurulu.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.

Diğer dillerde Eyrendoğum anlamı nedir?

İngilizce'de Eyrendoğum ne demek ? : cosmogony