Fizalya nedir, Fizalya ne demek

Fizalya; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Hidralar (Hydrozoa) sınıfının, sifonoforlar (Siphonophora) takımından, pnömatoforlan büyük bir torba biçiminde olan, denizlerde yaşayan türleri içine alan bir cins.

Fizalya tanımı, anlamı

Fiza : Acı, sızı

Siphonophora : [Bakınız: sifonoforlar]. [Bakınız: sifonohfarlar].

Sifonoforlar : Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünün, knidliler (Cnidaria) filumunun, hidralar (Hydrozoa) sınıfından, bireyleri suda yüzen ya da sabit duran koloniler meydana getiren, koloni bireyleri çok değişik biçimlerde olan, fizalya (Physalia) cinsi iyi bilinen bir takım. (Siphonophora), Sölenterelerden knidliler (Cnidaria) familyaumum hidralar (Hydrazoa) sınıfına giren bir takımı. Bireyleri suda yüzen ya da sabit duran koloniler meydana getirirler. Koloni bireyleri çok değişik biçimlerde olur. Fizalya (Physalia) cinsi iyi bilinir.

Pnömatofor : [Bakınız: solunum kökü]. Sifonoforların, içinde gaz bulunan ve su yüzeyinde yüzebiimeyi sağlayan medüze benzer bir yapısı.

Hydrozoa : [Bakınız: hidralar]. Hidralar.

Denizler : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Hidralar : Örnek hayvanı hidra olan sölenterler bölümü.

 

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

Torba : Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

İçine : İçin edatı.

Pnöma : Antik çağda, canlıların damarlarında bulunduğuna ve yaşamın kaynağını oluşturduğuna inanılan havaya benzer madde, ruh, cevher.

Sifon : Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru. Şose, demir yolu vb. yapıların altından bir akarsuyu geçirmek için yapılmış olan boru biçiminde kanal. Pis su tesisatındaki kokuların yapıya yayılmasını önleyen araç. Hızla fışkırtılan su yardımıyla pis su ile dışkıları atık su tesisatına akıtan düzenek.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Hidra : Hidralar takımından, 1 santimetre uzunluğundaki, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan tatlı su hayvanı (Hydra).

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. “Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun” anlamında kullanılan bir isim”.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Diğer dillerde Fizalya anlamı nedir?

İngilizce'de Fizalya ne demek ? : portuguese man of war