Gözellemek nedir, Gözellemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek.

Gözellemek tanımı, anlamı

Gözel : Güzel. Buğday, toprak ve benzerleri şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur. Eski türkçe közemek: güzel. Güzel, karşılığı gozel, guzel. [Bakınız: gözer]

Gözelleme : Verem. Halk edebiyatında bir nazım şekli.

Göze : Hücre. Su kaynağı.

Elemek : Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek. Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek.

Kalbur : Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

 

Topra : Torba.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Gözlü : Gözü olan. Bölmesi ya da gözleri olan. Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan. Deliği olan.

Şeyle : Şöyle.

Eleme : Elemek işi, eliminasyon. Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı.

Elem : Acı, üzüntü, dert, keder.

İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Gözeler anlamı nedir?

İngilizce'de Gözeler ne demek ? : loculi