Güdük kalma nedir, Güdük kalma ne demek

Güdük kalma; Psikoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Psikoloji'deki anlamı:

Kalıtımsal nedenlerle ya da çocukluğun ilk yıllarında baş gösteren kimi hastalıklar yüzünden, örgenlerden herhangi birinin düzgülü olarak gelişememesi.

Güdük kalma ile ilgili Atasözü veya Deyim

güdük kalmak : büyüyememek, küçük, bodur kalmak Mecaz anlamı bitmemiş, sonuç vermemiş durumda olmak.

Güdük kalma anlamı, kısaca tanımı

Güdü : Bilinçli veya bilinçsiz olarak davranışı doğuran, sürekliliğini sağlayan ve ona yön veren herhangi bir güç, saik. Kaynağı akıl olan sebep, saik. Bireyleri bilinçli ve amaçlı işlerde bulunmaya yönelten dürtü veya dürtüler bileşkesi, saik. Bir etkinlik veya işin gizli sebebi

Güdük : Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa. Yetersiz, sonuç vermemiş. Kuyruğu kesik ya da kopmuş.

Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

Kalıtımsal : Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

 

Yüzünden : -den ötürü.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Hastalı : Hastalıklı.

Kalıtım : Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

Çocuklu : Çocuğu olan.

Düzgülü : Düzgüye uygun, normal.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Örgen : Organ, uzuv.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Düzgü : Norm.

Kalıt : Miras. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.

Geliş : Gelme işi.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Diğer dillerde Güdük kalma anlamı nedir?

İngilizce'de Güdük kalma ne demek ? : aplasie