Geçimlik ücret nedir, Geçimlik ücret ne demek
Geçimlik ücret; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.
İktisat terim anlamı:
İşçinin kendisinin ve ailesinin fizyolojik düzeyde yaşamını sürdürebileceği en düşük ücret. karşılığı enaz ücret.
Geçimlik ücret anlamı, tanımı
Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi
Geçim : Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.
Geçimli : Çevresindekilerle iyi geçinen.
Geçimlik : Yiyecek parası, nafaka.
Ücret : İş gücünün karşılığı olan para veya mal. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para.
Fizyolojik : Fizyoloji ile ilgili, vücutla ilgili. Normal, doğal olarak işleyen.
Enaz ücret : Çalışanın ve ailesinin temel gereksinimlerini karşılayarak insanca yaşama olanağı sağlayan ve işveren tarafından ödenmesi yasayla zorunlu olan en düşük ücret düzeyi. karşılığı geçimlik ücret. Türkiyede Asgari Ücret Yönetmeliğine göre, işçiye normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu gereksinimlerini enaz düzeyde karşılamaya yetecek ücret.
Fizyoloji : Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı.
Kendisi : Kendisi.
Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.
Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.
İşçi : Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse. Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek.
Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun anlamında kullanılan bir isim.
Kend : Kasaba, şehir.
Düze : Doz.
Aile : Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
Diğer dillerde Geçimlik ücret anlamı nedir?
İngilizce'de Geçimlik ücret ne demek ? : subsistance wage

Bu kısımda Geçimlik ücret nedir? Geçimlik ücret ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Geçimlik ücret tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Geçimlik ücret hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.