Gliserol fosforik asit nedir, Gliserol fosforik asit ne demek

Gliserol fosforik asit; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Renksiz, kokusuz, su ve alkolde çözünen, yanıcı, gliserofosfatların üretiminde kullanılan, Lesitinlerin ve sinir dokularının yağımsı bir sıvı bileşeni.

Gliserol fosforik asit anlamı, kısaca tanımı

Gliserol : Lipitlerin yapısında bulunan üç karbonlu bir alkol. Gliserin. Gliserin

Asit : Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

Fosforik asit : Fosfor, hidrojen ve oksijenden oluşan, suda kolay çözünen, 42 °C'de eriyen, gübre, sabun, deterjan yapımında ve eczacılıkta kullanılan, kristal yapılı, sıvı durumda, renksiz bir asit (H3PO4).

Sinir doku : Beyni ve sinirleri oluşturan ve nöron denilen hücrelerle örülmüş bulunan doku.

Çözünen : Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80’lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.

 

Renksiz : Rengi olmayan. Solgun görünen, soluk. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

Yağımsı : Yağsı.

Lesitin : [Bakınız: fosfatidilkolin]. Formülü C8H17O5NRŔ (R ve Ŕ yağ asidi grubu) olan , monoamino monofosfolipit. Fosfatidilkolin. Göze protoplâzmasında bulunan fosforlu yağ ya da fosforlu lipid.

Kokusuz : Kokusu olmayan.

Bileşen : Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.

Yanıcı : Yan, yana yaslanmış. Yanabilir özellikte olan. Yanıma uğrayabilen.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

 

Alkol : Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

Yağı : Düşman, hasım.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Diğer dillerde Gliserol fosforik asit anlamı nedir?

İngilizce'de Gliserol fosforik asit ne demek ? : glycerol phosphoric acid