Hanedar nedir, Hanedar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Misafirperver, evine geleni gideni en iyi şekilde ağırlayan hane sahibi.

Hanedar anlamı, kısaca tanımı

Hane : Ev, konut. Basamak. Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri. Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz. Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz. Ev halkı

Misafirperver : Konuksever.

Misafir : Konuk. Gözün saydam tabakasında herhangi bir sebeple oluşan beyaz leke.

Geleni : Tarla faresi, büyük fare.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Şekil : Biçim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Anlatım biçimi.

Giden : Çevre, etraf, taraf: Şu gidenlere kurt inmiş. Geçen: Giden ay. İçel ilinde, Çamlıyayla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Sahi : Gerçekten, gerçek olarak.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Evin : Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

 

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

İyi : İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.

En : Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.

Diğer dillerde Handmade anlamı nedir?

Osmanlıca Handmade : el yapımı