Homerik nedir, Homerik ne demek

Homerik; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Zimmermann’ın Yunan ozanı Homeros’un yapıtlarından saptayarak gruplandırdığı üç toplum tipinden biri olan göçebe toplum. karşılığı Aristofanik, Hesiodik.

Homerik tanımı, anlamı

Home : Gök

Göçebe toplum : Göçebelerin yaşadığı toplum. İbn-i Haldun’un adlandırdığı iki toplum biçiminden biri olan bedevi toplum. [Bakınız: homerik].

Aristofanik : Zimmermann’ın Yunan yazarı Aristofan'ın komedilerinden saptayarak gruplandırdığı üç toplum tipinden biri olan kazanç ve çıkar toplumu. karşılığı Hesiodik, Homerik.

Hesiodik : Zimmermann’ın Yunan ozanı Hesiodos' un yapıtlarından saptayarak gruplandırdığı üç toplum tipinden biri olan kırsal toplum. karşılığı Aristofanik, Homerik.

Göçebe : Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Yapıt : Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser. Yayın, kitap.

 

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Zimme : Kuzey soğuk yer.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Hesi : Kısır keçi.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Yuna : Belleme (II).

Ozan : Şair.

Grup : Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.

Göçe : Kadın donu. [Bakınız: gözene]. Alevde ütülmüş taze arpa ya da buğday. Mısır kırmasından yapılan çorba. İstanbul ilinde, Ağva nahiyesine bağlı bir yer.

Tipi : Kar fırtınası.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Diğer dillerde Homerik anlamı nedir?

İngilizce'de Homerik ne demek ? : homeric