İşitme organı nedir, İşitme organı ne demek
İşitme organı; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Belli ses dalgalarını almaya yarayan ve ikincil duygu hücrelerinden meydana gelmiş olan organlar; kulak, böceklerde ses alan kıllar, timpanal organ.
Zooloji'deki anlamı:
Belli ses dalgalarını almaya yarayan ve ikincil duygu gözelerinden meydana gelmiş olan organlar; kulak; böceklerde ses alan kıllar, timpanal organ.
İşitme organı anlamı, kısaca tanımı
İşitme : İşitmek işi. Duyma, sema (II).
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Timpanal organ : Böceklerin tibyasında, metatoraksında ya da abdomeninde yer alan işitme organı. Böceklerin birinci karın bölütü, üçüncü gövde bölütü ya da birinci bacak tibyasında yerleşmiş bulunan özel işitme organı.
Ses dalgaları : Titreşim etkisiyle cisimlerde oluşan dalgalar.
Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.
İkincil : Sırada önem bakımından ikinci derecede olan, tali, sekunder.
Gözeler : Sestodların çekmenleri içerisinde bulunan çekmen benzeri sığ yapı. Bingöl kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir ili, Mihalıççık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gümüşhane şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehri, Yardımcı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli şehri, Ovacık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.
Kıllar : Konya ilinde, Turgut bucağına bağlı bir yer.
İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.
Kılla : Kumbara, para çekmecesi, üzeri delikli çekmece.
Gözel : Güzel. Buğday, toprak ve benzerleri şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur. Eski türkçe közemek: güzel. Güzel, karşılığı gozel, guzel. [Bakınız: gözer].
Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.
Duygu : Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
Diğer dillerde İşitme organı anlamı nedir?
İngilizce'de İşitme organı ne demek ? : organ of hearing


Bu kısımda İşitme organı nedir? İşitme organı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İşitme organı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İşitme organı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.