Kökçe nedir, Kökçe ne demek
Kökçe; Fizik alanında kullanılan bir kelimedir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ağaçların üstünde sürekli yeşil duran asalak bir bitki.
Fiziksel anlamı:
Kimi birleşiklerde görüleni ve işlev bakımından birilikte davranan öğecik kümesi.
Kökçe tanımı, anlamı
Erkin kökçe : Bir özdeciğe bağlı olsa da kimyasal bir tepkileşim boyunca, ya da geçici olarak bağımsız duruma geçebilen öğecikler kümesi
Kökçe giren : Kışın lodos yeliyle ince ince yağan yağmur.
Kökçek : Güzel (insan için). Yararlı, kazançlı. Kendini beğenen, büyüklük taslayan. Evlerde ağır işlerde çalıştırılan işçi kadın.
Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.
Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.
Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.
Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.
Davran : . Hazır ol, hazırlan anlamında kullanılan bir isim. İşe giriş, el at, başla anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık..
Asalak : Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.
Öğecik : Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir R örgüsünde (kümeler dolamında) sıfırdan (boş kümeden) ayrımlı ve biçiminde hiçbir öğesi varlamayan öğesi.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.
Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.
Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.
Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.
Duran : Topraktan yapılmış yayık. Dağ yolu. Yaşayan, varlığını sürdüren. Kalan. Dingin, sakin, huzurlu. Kastamonu kenti, Çatalzeytin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.
Kümes : Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer. Ufak ev.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.
İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.
Diğer dillerde Kökçe anlamı nedir?
İngilizce'de Kökçe ne demek ? : radical

Bu kısımda Kökçe nedir? Kökçe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kökçe tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kökçe hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.