Kırk kilit nedir, Kırk kilit ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tilki kuyruğu da denilen su kenarlarında, çayırlarda biten boğum boğum olan dalları süpürge çöpüne benzeyen ve yiyen hayvanları ishale uğratan bir ot.

Kırk kilit kısaca anlamı, tanımı

Kili : Bağ ve bahçe duvarı. Tarla sınırı. Kabuksuz ceviz. Eşyanın ince, zayıf kısmı. Dört ölçek : Beş kili buğdayım var. Sonra

Kırk : Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 40 ve XL rakamlarının adı. Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık.

Kilit : Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.

Tilki kuyruğu : Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye alttakinin elini geri uzatarak çenesinden ya da gırtlağından çekmesi.

Boğum boğum : Çok boğumlu.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Çayırlar : Trabzon ili, Maçka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Süpürge : Süpürme işinde kullanılan araç. Elektrikli süpürge.

 

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Kuyruğ : Kuyruk.

Çöpün : Yünün kirli ve çöplü yerleri.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Dalla : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

Tilki : Köpekgillerden, uzunluğu 90, kuyruğu 30 santimetre kadar, ırklarına göre çeşitli renklerde olan, ağız ve burnu uzun ve sivri, kümes hayvanlarına zarar veren, kürkü beğenilen bir tür memeli (Vulpes). Bu hayvanın postundan yapılmış olan manto vb. Çok kurnaz.

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

İshal : Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.

Çayır : Üzerinde gür ot biten düz ve nemli yer. Böyle yerde biten ot.

Boğum : Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.

Yiyen : Arkadaş. Yeğen, karşılığı yeen. Yeğen.

Diğer dillerde Kırışıklık gerilimi anlamı nedir?

İngilizce'de Kırışıklık gerilimi ne demek ? : ripple voltage