Kabarcık odası nedir, Kabarcık odası ne demek

Kabarcık odası; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir terimdir.

Fiziksel anlamı:

Temel taneciklerin geçmesiyle gaz kabarcıklarından oluşmuş çizgiler gösteren, öylece gözlenip ölçüm sağlayan aygıt.

Fiziksel anlamı:

Yüklü temel parçacıkların iz bıraktığı, sıvı helyum sıcaklığında çalışan, sis odasına benzer aygıt.

Kabarcık odası kısaca anlamı, tanımı

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.

Temel parçacıklar : Özdeği oluşturan çekirdekaltı temel yapı taşları.

Temel tanecik : Bütün özdekleri oluşturan, kimileri ancak çok yüksek erkelerde elde edilebilen tanecikler (eksicik, çekincikler, ortacıklar, ağırcıklar vb.).

Sis odası : Yüksek erkeli bir taneciğin geçtiğini, sisten bir çizgi vererek gösteren aygıt. İçinde aşırıdoygun su ve alkol uçuğu bulunan kutu; kutudan öğecikaltı yüklü parçacıklar geçerse bunların yolları üzerinde oluşturdukları uçun üşerleri uçuk yoğuşumuna yol açarak, parçacık izlerini görünür duruma getirir. Genellikle α-ışını gibi iyonlaştırıcı radyasyonların incelenmesinde kullanılan ve aşırı doymuş su buharı içeren bir odacık.

 

Parçacık : Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Parçacı : Kumaş toplarından artmış parçaları satan kimse. Makine yedek parçaları satan kimse.

Öylece : O biçimde, tam öyle. Öylelikle.

Helyum : Atom numarası 2, yoğunluğu 0,13 olan, havada az miktarda bulunan soy gazlardan biri (simgesi He).

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

 

Ölçüm : Ölçme işi. Ölçülerek elde edilen sonuç. Ölçümleme sonucu, takdir. Eli işe yatkın, becerikli, usta. Doktor. Fal. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Bir kümenin altkümelerinden oluşan bir dolam üzerinde artı değerler alan sayılabilir toplamsal küme işlevi, Anlamdaş. sayılabilir toplamsal ölçüm. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Şekil, biçim, tarz. Acemi, beceriksiz. Şımarık.

Diğer dillerde Kabarcık odası anlamı nedir?

İngilizce'de Kabarcık odası ne demek ? : bubble chamber