Kesik mani nedir, Kesik mani ne demek

Kesik mani; Yazın alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

İlk dizesi düşerek, yerini, yedi heceden az, anlamlı ya da anlamsız sözcükler (sözcük öbeği) almış, uyakları ündeşli manilerdir, bk. ündeşli mani. Ör. / Sarardı / Bağda güller sarardı / Sen benim namert kolum / Ne güzeller sarardı / Güzel çünkü derdin yok / Niçin benzin sarardı.

Kesik mani tanımı, anlamı

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık

Kesik : Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.

Mani : Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı.

Ündeşli mani : Söylenişleri bir, anlamları ayrı sözcükler kullanma yoluyla yapılan koşuk. Ör. / Kuleden / Ses geliyor kuleden / O kaş o göz değil mi / Beni sana kul eden / Bu koşuğun iki ündeşle yapılanına çifte Ündeşli mani: [es. t. cı-ğalı mani] denir: / Öyle mi kara gözler / Sürmeli kara gözler / Gemin deryada kaldı / Gözlerin kara gözler.

 

Anlamsız : Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız.

Anlamlı : Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.

Derdin : Düzce ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sözcük : Kelime.

Namert : Korkak, alçak, mert olmayan.

Benzin : Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı yaklaşık 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu bulunan bir sıvı. Benzen. Bir organik yağ çözücü türü.

Güller : Bursa şehri, Mustafakemalpaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Ündeş : Benzer sesle biten söz veya cümle.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Düşer : Yapılması gereken, yakışan iş.

Niçin : Hangi amaçla, hangi sebeple, neden, niye.

Bağda : Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek. Çelme, güreşte bacak atma: Hasan pehlivan yaman bağdacıdır. Engel, güçlük: Oğlanın düğün işi bağda oldu harmanları gecirgettik. Kement, bağ, düğüm. Yürüme çağına gelen çocukların yürüyememe durumu. Buğday. Çelme: Ne bağda atıyon?. Güreşçi çelmesi, sarma.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Çünkü : Şundan dolayı, şu sebeple, zira.

 

Güzel : Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.

Diğer dillerde Kesik kızgınlık anlamı nedir?

İngilizce'de Kesik kızgınlık ne demek ? : split estrus