Kiriş kurdu nedir, Kiriş kurdu ne demek

Teknik terim anlamı:

En çok yetmiş santimetre boyunda olan ve tektırnaklıların genellikle ön ayak kirişlerinde görülen, sünek, beyaz lifsikurt.

Kiriş kurdu anlamı, tanımı

Kiri : Eşek yavrusu, sıpa. Sonra : Senden kiri ben geleceğim. Sesini kes, sus : Kişi oğluysan kiri dur yerinde. İnat. Sus. Geri. Ücret, karşılık, mükâfat, ecir. Kira

Kurd : Kurt.

Kurdu : Edirne ili, Uzunköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kiriş : Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.

Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

Ön ayak : Hayvanın iki ön ayağı. El.

Yetmiş : Altmış dokuzdan sonra gelen sayının adı. Yedi kere on, altmış dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 70 ve LXX rakamlarının adı.

Santim : Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi. Santimetre.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

 

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Sünek : Esnek nesne: Bu direk biraz sünek. 1.Cimri. [Bakınız: sünempe]. Künklerde ince ağzın kalın yana girdiği yer, birleşme yeri. Uyuşuk, sümsük, sünepe. Sapan. Süneklik özelliği gösteren.

Beya : Bayağı.

Sant : Çiftte zincir yerine kullanılan taze meşe ağacından bükülerek yapılan bir araç.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

Gene : Yine.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Diğer dillerde Kiriş kurdu anlamı nedir?

İngilizce'de Kiriş kurdu ne demek ? : tendon worm