Kolağası nedir, Kolağası ne demek

Kolağası; bir tarih terimidir.

  • Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe

"Kolağası" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Karşı taraftan konuşanın kolağası Mustafa Kemal oluşu hepsini çileden çıkarır." - F. R. Atay

Tarih'teki anlamı:

Mansure askeri örgütünün kurulmasından sonra Osmanlı ordusunda binbaşı ile yüzbaşı arasında subay aşaması.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şanlıurfa şehrinde, Viranşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kolağası hakkında bilgiler

Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı), Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasındaki rütbe.

1826'da kaldırılan Yeniçeri Ocağı'nın yerine kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunda bir alay, 8'i sağ, 8'i de sol olmak üzere 16 kola ayrıldı. Kol komutanlarına da (sağ ve sol) kolağası rütbesi verildi. 1828'deki ikinci düzenlemede alaylar üçer bölük üçer tabura ayrılınca, kolağası da tabur komutanı binbaşının yardımcısı oldu. Kolağalı rütbe işareti, üniformanın kollarına dikilen üçer şerit olarak belirlendi. Sol kolağasının şeritlerinden alttaki ikisi sarı, üstteki beyaz; sağ kolağasınınki iki sarı arasında bir beyazdı. Sağ kolağalığı, sol kolağalığından daha kıdemli bir rütbe sayılıyordu. Buna göre yüzbaşılıktan sol kolağalığına, sonra da sağ kolağalığına terfi edilirdi. 1862'de orduda rütbeler yeniden belirlenirken kolağalığının da yüzbaşılıkla binbaşılık arasında tek rütbe olması öngörüldü. Cumhuriyet döneminde bu rütbenin adı önyüzbaşı oldu.

 

Kolağası anlamı, kısaca tanımı:

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Ordu : Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Çok sayıda insan, kalabalık. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü.

Yüzbaşı : Orduda rütbesi üsteğmenle binbaşı arasında olan subay.

Binbaşı : Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.

Rütbe : Mertebe, derece, paye. Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki.

Kola : Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolalama.

Yeniçeri : Bu asker sınıfından olan er. Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı.

 

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Alay : Hayvan topluluğu. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

Komutan : Bir asker topluluğunun başı, kumandan, bey.

İkinci : Değer ve kalitece birinciden sonra gelen. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. İki sayısının sıra sıfatı. Yeni, bir başka.

Düzenleme : Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon.

Üçer : Üç sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında üçü bir arada olan, her birine üç.