Kurtbağrı nedir, Kurtbağrı ne demek
Kurtbağrı; bir bitki bilimi terimidir.
- Zeytingillerden, yaprakları mızrağa benzer, çiçekleri beyaz, kokulu ve salkım durumunda olan, çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi (Ligustrum vulgare)

Yerel Türkçe anlamı:
İri, yuvarlak çakıl taşı.
Fransızca'da Kurtbağrı ne demek?:
troène commun
Kurtbağrı hakkında bilgiler
Kurtbağrı, Zeytingiller (Oleaceae) familyasından Ligustrum cinsini oluşturan çalı veya küçük ağaçlara verilan ad.
Anavatanı Avrupa, kuzey Afrika, Asya ve Avustralya ile Çin ve Japonya'dır. Adi kurtbağrı Türkiye'de doğal olarak yetişen tek kurtbağrı türüdür.
Yaprak döken veya herdem yeşil çalı veya küçük ağaçlardır. Yapraklar karşılıklı, basit, kısa saplı; kenarları tamdır. Terminal çiçekler salkım, bazen de yan durumludur. Çiçekler er dişi, saplı veya sapsızdır. Çanaklar çan şeklinde, ucu kesik veya 4 dişlidir. Koralla beyaz, tekerlek şeklinde, huni, 4 loplu; loplar koralladan uzun veya çok kısa, tomurcukla bitişiktir. 2 stamenli, korolla tüpünün ağzına gömülmüş, içinde veya dışındadır. Anterler (başçık) sarı veya bazen mor renkli, uzun ve incedir. Tohum taslağı 2 gözlü, sarkıktır. Stamenler kısa; stigma (dişicik başı) 2 yarıklıdır. Drupa meyvenin (eriksi) endokarpı zarımsı veya kâğıt gibidir. Tohumlar 1-4; endosperm (besidoku) etli; kökçük kısa, yukarı dönüktür.
Kurtbağrı anlamı, kısaca tanımı:
Zeytin : Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış. Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea). Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi.
Yaprak : Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.
Çiçek : İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi.
Beyaz : Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Ak, kara, siyah karşıtı. Bu renkte olan.
Salkım : Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu. Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
Kurt : Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız. Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız veya çok ilkel ayaklı küçük hayvan. Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). Bazı böceklere veya bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Kokulu : Kokusu olan.
Yapmak : Düzenli bir duruma getirmek. Davranmak, hareket etmek. Yol almak. Edinmek, sahip olmak. Onarmak, tamir etmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Üretmek. Dışkı çıkarmak. Bir durum yaratmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Olmasına yol açmak. Salgılamak, çıkarmak.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.
Cins : Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Tür, çeşit. Garip, tuhaf. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Soy, kök, asıl.
Küçük : Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Geri aşamada.
Diğer dillerde Kurtbağrı anlamı nedir?
İngilizce'de Kurtbağrı ne demek? : n. privet
Fransızca'da Kurtbağrı : troène [le]
Almanca'da Kurtbağrı : n. Rainweide

Bu kısımda Kurtbağrı nedir? Kurtbağrı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kurtbağrı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kurtbağrı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.