Maniple nedir, Maniple ne demek
Maniple; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Telgraf işaretlerini göndermek için bir devredeki akımı kesmekte veya yeniden vermekte kullanılan araç, manipülatör

Maniple hakkında bilgiler
Maniple (Latince: manipulus) Samnit Savaşları sırasında Samnitlerden uyarlanmış Roma Lejyonlarının taktik bir birimi.
Manipular sistem MÖ 315 yılı civarında, İkinci Samnit Savaşları sırasında uyarlandı.. Samnitlerin ülkesi engebeli bir araziye sahip olduğu için Etrüsklerden miras kalan phalanx düzeni Roma ordusunun manevra kaabiletini zaafa uğratıyordu.
Caudine Çatal Vadisi savaşı sırasında tam donanımlı bir Roma lejyonunun hiçbir direniş gösteremeden teslim olmak zorunda kalması üzerine Romalılar phalanks düzenini terk etmişler ve çok daha esnek bir manevra kaabiliyeti sağlayan Manipular sisteme geçmişlerdir.
MÖ 107 yılındaki Marian reformlarına kadar geçen yaklaşık iki yüzyıllık süre boyunca Roma ordusu üç hat şeklinde organize edilmişti: hastati, principes ve triarii. Bu hatlar deneyim ve dövüşme kaabiliyetlerine göre bölünmüştü ve hastati olarak bilinen en genç ve deneyimsiz askerlerden oluşan hat genellikle ilk teması sağlayan hat olurdu. Direnişin güçlü olduğu bölümlerde bu sınıf Roma hatlarının arasına doğru geri çekilir ve daha tecrübeli askerlerden kurulu principes hattı savaşa dahil olurdu. Gerektiği durumlarda en kıdemli askerlerden kurulu triarii hattı devreye girerdi. Kaynaklar net sayı hakkında emin olmasa da, bir lejyonda genellikle her birinde ortalama 120 asker bulunan 20 hastati maniplesi ve 20 principes maniplesine ilave olarak 20 yarım mevcutlu "triarii" maniplesiyle birlikte toplam 6,000 adamdan oluşan bir güç bulunurdu.
Maniple tanımı, anlamı:
Mani : Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı.
Telgraf : Bu düzenle gönderilen haberin yazılı olduğu kâğıt. İki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzeni.
İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. Belirti, gösterge, alamet.
Göndermek : Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek. Yolcu etmek. Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak. Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak. Yetki vererek gitmesini sağlamak.
Akım : Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Akma işi.
Kesmek : Bölmek, ayırmak. Birini yermek, kötülemek. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Para basmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Düzgün parçalara ayırmak. Ucunu almak. Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Belirtmek, kararlaştırmak. Uydurmak, yalan söylemek. Dibinden ayırmak. Geçişi önlemek. Susmak. Kesici bir araçla yaralamak. Vahşice öldürmek. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Ara vermek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Son vermek, gidermek. Azaltmak, güçleştirmek. Akımı durdurmak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek.
Vermek : Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Satmak. Sahip olmasını sağlamak. Ondan bilmek, atfetmek. Doğurmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Kazandırmak, katmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Yaymak. Ayırmak, harcamak. Dayamak. Ödemek. Bırakmak veya bağışlamak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Tespit etmek.
Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne.
Savaş : Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele.
Diğer dillerde Maniple anlamı nedir?
İngilizce'de Maniple ne demek? : n. ancient Roman military squadron containing 60 or 120 men; piece of cloth worn as part of the ecclesiastical vestments of a priest
Rusça'da Maniple : n. манипулятор (M)

Bu kısımda Maniple nedir? Maniple ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Maniple tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Maniple hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.