Mayın nedir, Mayın ne demek
Mayın; bir askerlik terimidir. kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.
- Toprak altına, üstüne veya suyun içine yerleştirilen, doğrudan doğruya çarpma veya basınç etkisiyle patlayarak zarara yol açan patlayıcı madde

"Mayın" ile ilgili cümle örnekleri
- "Mıknatıslı mayın."
Mayın hakkında bilgiler
Mayın, kara taşıtlarını, gemileri veya hava araçlarını tahrip ya da hasar vermek, personeli yaralamak, öldürmek veya diğer şekillerde tesirsiz kılmak için tasarlanan, normal olarak koruyucu bir kaplama malzeme içinde bulunan patlayıcı ve onu harekete geçiren düzeneğe verilen addır. Mayın üzerinden geçilmesi halinde, zaman ayarlı olarak veya uzaktan kontrol araçları ile patlatılabilir.
Deniz mayını da, gemilere hasar verme ya da batırma niyeti ile veya bir giriş bölgesine gemilerin yaklaşmasını önlemek amacıyla denize dökülen bir patlayıcı aygıttır. Terim gemilerin veya liman tesislerinin altlarına, dalgıçlar tarafından iliştirilen aygıtları ve yerleştirilmesinden belirli bir süre sonra patlayacağı tahmin edilen aygıtları içermez.
Toprak üstüne veya biraz gömülen, içi infilak maddesi veya kimyasal maddelerle dolu mayınlara verilen genel addır. Kara mayını, genel olarak üzerinden geçen araçların veya kıtaların ağırlığı ile infilak eder.
Tanksavar mayını, (kısaltması "AT mayını"), bir tür kara mayını olup tank ve zırhlı savaş araçlarına hasar vermek veya imha etmek amacıyla geliştirilmiştir.
Mayın ile ilgili Cümleler
- O bir serseri mayın.
- Bir mayının üzerinden sürdü ve onun cipi patladı.
Mayın anlamı, kısaca tanımı:
Toprak : Ülke. Arazi, tarla. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Kara. Memleketli. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.
Patlayıcı : Patlama özelliği olan (madde).
Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri.
Mayın dökmek : Denize mayın bırakmak, denizi mayınlamak.
Mayın taramak : Denizde ve karada bulunan mayınların yerini belirlemek ve kullanılmaz duruma getirmek.
Mayın arama tarama gemisi : Deniz içine döşenmiş mayınları bulmaya yarayan bir aygıtla donanmış gemi.
Mayın gemisi : Denize mayın dökmek için özel olarak yapılmış gemi.
Mayın tarlası : Mayın vb. patlayıcı maddelerin döşendiği veya çokça bulunduğu yer.
Serseri mayın : Belli bir hedefi olmayan, rastgele yerleştirilen mayın.
Mayıncı : Mayın dökmeye yardım eden veya mayın döşeyen kimse.
Mayınlama : Mayınlamak işi.
Mayınlamak : Bir yere mayın dökmek veya döşemek.
Mayınlanma : Mayınlanmak işi.
Mayınlanmak : Mayınlama işi yapılmak.
Mayınlı : Mayını olan, mayınlanmış yer.
Mayınsız : Mayını olmayan, mayınlanmamış yer.
Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Bu elementten yapılmış. Üstün nitelikli, değerli.
Çarpma : Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Çarpmak işi. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp.
Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.
Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.
Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.
Açan : Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.
Mayın dökmek : denize mayın bırakmak, denizi mayınlamak.
Mayınnamak : Hafiflemek (ağrı ve sancı için). Neşelenmek, hoşlanmak. Dinmek; ağrı ve sancı için azalmak || ülüzgar mayınnamak: rüzgâr yumuşamak || dişi mayınnamak: diş ağrısı dinmek; ara vermek
Diğer dillerde Mayın anlamı nedir?
İngilizce'de Mayın ne demek? : [Mayin] n. mine
Fransızca'da Mayın : mine [la]
Almanca'da Mayın : n. Blindgänger, Mine
Rusça'da Mayın : n. мина (F), остолоп (M)
adj. минный

Bu kısımda Mayın nedir? Mayın ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mayın tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mayın hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.