Mekane nedir, Mekane ne demek

Mekane; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir terimdir.

Tiyatro'daki anlamı:

Klasik Yunan tiyatrosunda vince benzeyen bir makinedir. Tanrı ve kahramanları havada göstermeye yarar. (bk. geranos.).

Teknik terim anlamı:

Antik Yunan tiyatrosunda skene'nin sol yanına konulan küçük, ilkel bir vinç; bu vinçle Tanrılar indirilip çıkarılırdı. bk. deus ex machine.

Mekane anlamı, kısaca tanımı

Mekan : Yer, bulunulan yer. Ev, yurt. Uzay

Antik yunan tiyatrosu : İÖ VI. yüzyıldan, İÖ II. yüzyıla dek uzanan bir süreç içindeki eski Yunan tiyatrosu.

Kahramanlar : Erzurum şehri, Ilıca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa ili, Sarıgöl ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Kahraman : Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi. Bir olayda önemli yeri olan kimse.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Geranos : Antik Yunan tiyatrosunda kişileri havaya kaldıran ve yukarıdan aşağıya indiren vinç. Eski Yunan tiyatrosunda kişileri havada uçuran ve yeryüzüne indiren vinç bk. mekane.

 

Klasik : Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. Sanatta kuralcı. Kökleşik. Alışılmış. XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Makine : Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.

İndiri : Değersiz.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Geran : Kuyu.

Kahra : Hayvan yiyeceği. Büyük taşlık yer. Mağara, delik. Yeraltı: Yağan yağmur kahraya geçti.

Skene : Antik tiyatroda önce oyuncuların soyunup giyindikleri, sonra da dekorların durduğu yer. Önce bir çadırken sonra tahta bir kulübe, olgunluk döneminde ise üç kapılı taş bir bina olmuş ve giderek büyümüştür. Eski Yunan tiyatrosunda önce oyuncuların soyunup giyindikleri, sonra dekorların durduğu yer. Önce bir çadırken sonra ahşap (tahtadan) bir kulübe, daha sonra taştan üç kapılı bir bina olmuş ve gittikçe büyümüştür.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

 

Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.

İlkel : İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Diğer dillerde Mekan faydası anlamı nedir?

İngilizce'de Mekan faydası ne demek ? : place utility