Nişangah nedir, Nişangah ne demek
Nişangah; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
- Ateşli silahlarda hedefin uzaklığına ve bulunduğu yerin yüksekliğine göre namluya gereken yükseliş açısını veren, silahı bu hedefe doğrultmaya yarayan alet

- Hedef.
Nişangah tanımı, anlamı
Nişan : İşaret, iz, belirti, alamet. Nişanlanma sırasında yapılan tören. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma. Kurşun, taş ve benzerleri ile vurulmak istenen hedef. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme. Devlet nişanı. Nişan, nişanlanma sırasında yapılan tören. Nişan, akit olarak verilen eşya. [Bakınız: ferman]. Osmanlılarda 1832'den sonra hizmet ve yararlık karşılığı olarak bir kişiye verilen madalya. İm, iz, belirti
Ateşli silah : Patlayıcı madde aracı ile mermi atan top, tüfek vb. silah.
Doğrultma : Doğrultmak işi.
Yüksekli : Nevşehir ili, Gümüşkent bucağına bağlı bir bölge.
Yükseliş : Yükselme işi.
Ateşli : Ateşi olan. Heyecanlı, coşkulu. Cinsel istekleri güçlü olan.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Yüksel : Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle anlamında kullanılan bir isim. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Silah : Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Bir konuda etkili her şey.
Namlu : Tüfek, tabanca, top vb. ateşli silahların ucunda bulunan boru biçimindeki parça. Kasatura, kılıç, meç, bıçak vb. kesici silahların uzun ve keskin bölümü.
Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.
Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
Hedef : Nişan alınacak yer, nişangâh. Yapılması tasarlanan iş, amaç. Varılacak yer, ulaşılacak son nokta.
Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.
Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.
Sila : Silah. Sıla, vatan. Silaha, silahı.
Hede : Haydi.
Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.
Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
Diğer dillerde Nişaneler anlamı nedir?
İngilizce'de Nişaneler ne demek ? : markings

Bu kısımda Nişangah nedir? Nişangah ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Nişangah tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Nişangah hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.