Omuz eklemi yangısı nedir, Omuz eklemi yangısı ne demek

Omuz eklemi yangısı; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Omuz eklemi kapsülasıyla kıkırdağın yıkımına ilişkin olarak biçimlenen bir artritis olgusu, omartritis.

Omuz eklemi yangısı tanımı, anlamı

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal

Omuz : Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.

Omuz eklemi : Kol kemiğinin başını kürek kemiğinin yuva çukuruyla birleştiren eklem.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Omartritis : Omuz eklemi yangısı.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Kapsül : Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

 

Artrit : Eklem romatizması.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Yıkım : Yıkma işi. Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket. Yadımlama. İlaç veya metabolizma sonucu ortaya çıkan atık ürünün molekül düzeyinde beden sıvıları ile atılabilir duruma gelmesi. Vücuda verilen çeşitli ilaçların yol açtığı zarar.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Kıkı : Koyun, keçi gübresi. İnsan dışkısı, pislik. [Bakınız: kıh]. Çocukların boyunlarına taktıkları boncuk dizisi. Boğazda çıkan yumruk biçiminde şişkinlik (guatr hastalığı).

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Biçi : Erkek çocuk.

Olgu : Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

 

Yıkı : Harabe.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Omuz eklemi yangısı anlamı nedir?

İngilizce'de Omuz eklemi yangısı ne demek ? : omarthritis