Ortak giderler nedir, Ortak giderler ne demek

Ortak giderler; Maliye alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

bir kaç özdegin birleşik olarak belirtilen tümdegerleri (pamuk ve pamuk yağı gibi.).

Gereç ya da evreler gibi bir kaynaktan çeşitli değerleri olan yapımlılar birimlerinin üretimi sağlanılmak amacıyla yapılan giderler.

Birlikte üretilen iki ya da daha çok yapıntılıya başka biçimde uygulanan işlemler, mallar ya da hizmetlerle ilgili olarak kullanılan kuruluş ve hizmetlere ilişkin birleşik giderler.

Ortak giderler anlamı, kısaca tanımı

Gide : Koyunları kovalama ünlemi

Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

Ortak gider : Kat mülkiyetinde her dairenin aylık giderlere eşit ölçüde katılma payı.

Belirtilen : Tamlanan.

Pamuk yağı : Pamuk çekirdeklerinden elde edilen, zeytinyağına benzer bitki yağı.

Yapıntılı : Yapıntı niteliğinde olan, musanna.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Yapıntı : Gerçekle çeliştiğini, gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey, hayal gücüyle yaratılmış olan şey, tasni. Bilgi kuramında ve ontolojide gerçeğe uymayan ancak belirli bir kuramsal veya pratik amaç için kullanılması sakıncasız olan tasarım, tasni.

 

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Mallar : Emvâl. Yararlanılabilecek ve kullanılabilecek nitelikte olan taşınır mallar.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Diğer dillerde Ortak giderler anlamı nedir?

İngilizce'de Ortak giderler ne demek ? : joint costs