Oturum yerli ödek nedir, Oturum yerli ödek ne demek

Oturum yerli ödek; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Ödegin üçüncü kişinin oturum yerinde ödenmesi koşulu konulduğunda üçüncü kişinin oturma yeri ile ilgilisi oturum yerinin aynı kentte olması.

Oturum yerli ödek tanımı, anlamı

Ödek : Korkak. Zarar ödentisi. Borç senedi. Pencere. Çanak biçimindeki çamuru taşa vurup patlatarak oynanan bir çocuk oyunu. Ördek. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan futbol oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık. [Bakınız: poliçe]. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Zaman, tazminat, ödenilmesi gereken şey. Çankırı şehri, Şabanözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Mursal nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

Oturum : Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri, celse. Bilimsel toplantıların aynı anda veya art arda gerçekleştirilen bölümlerinden her biri, seksiyon. Seans.

Yerli : Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.

 

Oturma yeri : Oyun gösterisi arasında seyircilerin dinlenmeleri için ayrılmış yer.

Üçüncü kişi : Fiil çekiminde teklik ve çokluk üçüncü şahıs biçimi, gaip.

Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.

Ödenme : Ödenmek işi.

Üçüncü : Üç sayısının sıra sıfatı, sırada ikinciden sonra gelen.

Koşulu : Şanlıurfa şehri, Demirci bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Üçün : İçin.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Öden : Mide, karın.

Kent : Şehir. Site.

Aynı : Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.

Koşu : Koşma. Koşarak yapılmış olan yarış. At yarışı.

Diğer dillerde Oturum yerli ödek anlamı nedir?

İngilizce'de Oturum yerli ödek ne demek ? : addressed bill