Pirojenite testi nedir, Pirojenite testi ne demek

Pirojenite testi; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Hastaya enjeksiyonla uygulanacak olan ilaçların vücut ısısını yükseltme tehlikesini dayanılabilir düzeye indirmek amacıyla ilaçların üretimi sırasında gerçekleştirilen bir deney.

Pirojenite testi kısaca anlamı, tanımı

Pirojen : Vücut ısısını yükselten

Test : Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.

Testi : Geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz olabilen, toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılmış olan su kabı. Bu kabın alabileceği miktarda olan.

Vücut ısısı : Vücut sıcaklığı.

Enjeksiyon : Vücutta damar, doku, kanal veya boşluk içine enjektör aracılığıyla sıvı veya ilaç verme, zerk etme. İğne yapma.

Yükseltme : Yükseltmek işi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

 

İndirmek : Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak. Yağmur, sis, birdenbire bastırmak. Bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak. Hızla vurmak. Fiyatını azaltmak, düşürmek. Kırmak, tahrip etmek. Kapamak.

Tehlike : Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.

İndirme : İndirmek işi.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Yüksel : “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

Deney : Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Gerç : Eğlenme, alay.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Diğer dillerde Pirojenite testi anlamı nedir?

İngilizce'de Pirojenite testi ne demek ? : pyrogenity test