Plesimetre nedir, Plesimetre ne demek

Plesimetre; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir kaburgalar arası sahanın genişliğini geçmeyen genişlikte metal, kemik veya tahtadan yapılmış perküsyonda kullanılan yassı alet.

Plesimetre kısaca anlamı, tanımı

Perküsyon : Vurmalı sazlar. Tanı için parmak veya alet kullanılarak vurup dinlemekle yapılmış olan muayene

Genişlik : Geniş olma durumu. En, boy karşıtı.

Kaburga : Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.

Yassı : Yayvan ve düz.

Kabur : Çatlak, yarık yerleri tutturmak için konulan teneke ya da gön parçası.

Sahan : Derinliği az olan kap.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

 

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Perk : Sağlam, güçlü. Katı, sert : Ekmeğin hamuru perk oldu. Çıta, ince tahta yapılan ağaç ve ağacın dış kısmı. Korku : Benim senden hiç perkim yok. Katı, sert. Korku, çekinme: Allah'tan başka kimseden perkim yok. [Bakınız: berk].

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Saha : Alan. Takım oyunlarında karşılaşmaların yapıldığı yer.

Meta : Mal, ticaret malı. Sermaye.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

 

Alet : Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Diğer dillerde Plesimetre anlamı nedir?

İngilizce'de Plesimetre ne demek ? : pleximeter