Radyoaktif yoğunluk nedir, Radyoaktif yoğunluk ne demek

Radyoaktif yoğunluk; Nükleer Enerji alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bir nüklidin, içinde bulunduğu radyoaktif maddenin birim hacmi başına etkinliği.

Radyoaktif yoğunluk anlamı, tanımı

Radyo : Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi. Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş

Radyoaktif : Işın etkin.

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Yoğunluk : Yoğun olma durumu. Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite. Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet.

Radyoaktif madde : Bir maddeyi meydana getiren çekirdeklerin dışardan hiç bir etki olmaksızın kendiliğinden bozulması ya da diğer bir deyişle bazı ışınlar yayarak niteliklerini değiştirmesi ve bir başka çekirdek durumuna dönüşmesi. Işın saçan madde, kararsız madde. Bir maddeyi oluşturan çekirdeklerin dışarıdan hiçbir etki olmaksızın kendiliğinden bozulması veya yarılanması.

Başına : Yalnızca, Tek basma.

 

Nüklid : Atom numarası ve kütle sayısı ile nitelendirilen atom türü.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Radyoaktif yoğunluk anlamı nedir?

İngilizce'de Radyoaktif yoğunluk ne demek ? : radioactive concentration