Renkseme nedir, Renkseme ne demek

Renkseme; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

Bir çözelti ya da gaz içindeki çeşitli özdeklerin, özel bir ortamın yüzerme özelliğine dayanarak ayrılmaları yöntemi.

Renkseme kısaca anlamı, tanımı

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik

Renkseme dikeçi : İçinden geçen sıvıdaki değişik özdekleri, soğurulma özelliklerine göre ayırıp, katmanlar olarak gösteren dikine aygıt.

Renksemez mercek : Renkser sapıncı düzeltilmiş mercek.

Renksemez : Beyaz ışığı çözümlemeden veren, akromatik. Hücrede boyayı kabul etmeyen.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Yüzerme : Yüze, yüzeye soğurma. 2-Yabancı özdeciklerin, bir katı yüzeye kimyasal ya da fiziksel kuvvetlerle tutunup kalması. Bir cismin yüzeyi üzerinde yabancı bir özdek yaygısı oluşumu.

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Dayana : Yenge.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Yüzer : Yüz sıfatının üleştirme biçimi, her birine yüz, her defasında yüzü bir arada olan.

Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

 

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Diğer dillerde Renkseme anlamı nedir?

İngilizce'de Renkseme ne demek ? : chromatography