Ruhbilimcilik nedir, Ruhbilimcilik ne demek
Ruhbilimcilik; Eğitim alanında kullanılan bir terimdir.
Eğitim alanındaki anlamı:
Ruhbilimini, felsefenin ve insan bilimlerinin temeli ve başlıca konusu sayan görüş.
Toplum olaylarını, ruhsal yönlerden açıklamak eğilimi gösteren akım.
Ruhbilimin ileri sürdüğü görüşleri eleştirel, toplumbilimsel ve mantıksal görüşlerden üstün tutmak isteği.
Ruhbilimcilik anlamı, tanımı
Ruhbilim : Organizmanın, özellikle insan organizmasının çevreye uyması ile ilgili sorunları inceleyen bilim. İnsanların duyum, heyecan, usavurma, algılama ve benzerleri özellikleri üzerinde araştırmalar yapan bilim. İnsanın ruhsal yaşamını etkileyen koşulları, etkenleri ve sorunları inceleme konusu yapan bilim. Davranış, anlıksal süreçler ya da kişilikle uğraşan bilim
Ruhbilimci : Ruhbilim alanında araştırmalar yapan ve ruhbilim yöntemlerini uygulayan kimse. Ruhbilimin herhangi bir dalında derinliğine eğitim gören ve öğrendiği bilgi ve becerileri belirli bir biçimde uygulayan kişi.
Toplumbilim : İnsan topluluklarının kökenlerini, yapı ve görev bakımından gelişmelerini, özelliklerini ve sorunlarını inceleyen bilim. İnsan topluluklarının yaşayışı ve bu toplulukları yöneten yasalar üzerinde öğrencilere gerekli bilgi ve görüşleri kazandırmak amacıyla lise ve dengi okullar ile kimi yüksek okullarda okutulan ders. Toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı.
Mantıksal : Mantıklı.
Eleştirel : Eleştiri niteliği taşıyan, eleştiriyel, eleştirisel, tenkidî. Eleştiri ile ilgili.
Açıklamak : Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.
Açıklama : Açıklamak işi, izah.
Felsefe : Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması. Dünya görüşü. Bir konuda soyut düşünüş. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü.
Başlıca : En önemli, başta gelen.
Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.
Mantık : Doğru düşünme sanatı ve bilimi. Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi, lojik. Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi.
Tutmak : Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Temeli : Yalnız, tek : Temeli birücük uşağı var.
Eğilim : Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.
Ruhsal : Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik. Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik.
Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.
Sayan : İnatçı. Katı, sert. Sayar, saygılı, hürmet eden.
Diğer dillerde Ruhbilimcilik anlamı nedir?
İngilizce'de Ruhbilimcilik ne demek ? : psychologism

Bu kısımda Ruhbilimcilik nedir? Ruhbilimcilik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ruhbilimcilik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ruhbilimcilik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.