Sülfonlar nedir, Sülfonlar ne demek

Sülfonlar; Kimya alanında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Formülü R2SO2 olan, iki karbon atomuna SO2 grubunun bağlı olduğu ,SO2Cl2 (sülfonil klorür) gibi, sülfon türevleri “sülfonil” ön ekini alan organik bileşikler.

Sülfonlar anlamı, kısaca tanımı

Sülfo : Bileşiklerde -SO3H grubunun bulunduğunu gösteren bir ön ek

Sülf : Kükürt.

Organik bileşik : Canlı organizmanın özelliklerini gösteren ve karbon kapsayan bileşikler. Karbon-karbon bağı içeren kolayca yanabilen, yem içerisindeki yağ, protein, karbonhidratlar gibi geniş bir kimyasal bileşikler grubu.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki).

Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

 

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Klorür : Klorun, oksijen ve flor dışındaki elementlerle yaptığı birleşik.

Türev : Türemiş ya da üretilmiş şey. Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti. Yapım ekiyle kurulmuş kelime, müştak: Sev-gi, sev-in-mek, göz-lük gibi. Bir madde üzerinde yapılmış olan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde.

Ön ek : Bazı yabancı dillerde kökün önüne gelerek kelimeye belirli bir anlam katan ek: anormal, biçare, nadan gibi.

Ekini : Onu. Yanındaki. Benzerini, aynısını: Ekini yap. Onu: Ekini ver.

Karbo : Odun kömürü, bitkisel ya da hayvansal kömür.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

Ekin : Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.

Oldu : Evet. Başüstüne.

Diğer dillerde Sülfonlar anlamı nedir?

İngilizce'de Sülfonlar ne demek ? : sulphones