Sır olma nedir, Sır olma ne demek

Sır olma; Yazın alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Halk öykülerinde kahramanın herhangi bir nedenle ortadan kaybolarak uzun süre ortaya çıkmaması. (Çoğu Hızır'ın kendisi ya da onun yardımıyla kahramanları sır olur.).

Ölme.

Sır olma ile ilgili Cümleler

  • “Böylelerinin kirayı biriktirdikten sonra bir para vermeden ortadan sır olanları çoktur.”
  • Sana söyleyemem. Bu bir sır ve eğer sana söylersem artık sır olmaz.
  • Bazı insanlar arkadaşlar arasında herhangi bir sır olmaması gerektiğini söylüyorlar.

Sır olma ile ilgili Atasözü veya Deyim

ortadan sır olmak : kaybolmak, arkada iz bırakmadan gitmek.

Sır olma tanımı, anlamı

Olma : Olmak işi

Sır : Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.

Kahramanlar : Erzurum şehri, Ilıca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa ili, Sarıgöl ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Kahraman : Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi. Bir olayda önemli yeri olan kimse.

Kendisi : Kendisi.

Ortada : Sonucu belli olmayan (karşılaşma). Topluluk içinde, arasında. Görünür yerde, göz önünde.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Yardı : Ceza.

Kahra : Hayvan yiyeceği. Büyük taşlık yer. Mağara, delik. Yeraltı: Yağan yağmur kahraya geçti.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Çıkma : Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.

Hızır : "Birinin en sıkışık zamanında, beklemediği biri, yardımına yetişmek" anlamındaki Hızır gibi (imdadına veya yardımına) yetişmek deyiminde geçen bir söz.

 

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Kend : Kasaba, şehir.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Ölme : Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

Çoğu : Bir şeyin büyük bölümü. Çok kimse.

Diğer dillerde Sır çatlaması anlamı nedir?

İngilizce'de Sır çatlaması ne demek ? : crazing