Sandur nedir, Sandur ne demek

Sandur; Coğrafya alanında kullanılan bir kelimedir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Buzulların beslediği akarsuların, buzul alanlarında oluşturduğu, kum ve çakıllarla örtülü düzlükler, bk. akarsu-buzul biçimleri.

Sandur tanımı, anlamı

Sandurma : Köy evlerinde fazla eşyaların konulduğu geniş yer

Sandurmak : İyileştirmek : Doktor hastayı sandurdu.

Çakıllar : Artvin kenti, Aşağıırmaklar bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük şehri, Yenice ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Konya şehri, Halkapınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Reis bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Örtülü : Örtüsü olan. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış. Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem. Gizli, saklı.

Düzlük : Düz olma durumu. Geniş, düz yer. Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer.

Akarsu : Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Çakıl : Çakıl taşı.

Buzul : Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Biçi : Erkek çocuk.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Çakı : Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı. Denizçakısı.

Akar : Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

Kum : Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. Vücuttaki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Bk : Berkelyum elementinin simgesi.

Diğer dillerde Sandur anlamı nedir?

İngilizce'de Sandur ne demek ? : outwash plain