Satımca saklama zorunluluğu nedir, Satımca saklama zorunluluğu ne demek

Satımca saklama zorunluluğu; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Yazılık tutmak zorunluluğunda olmayan tecimcinin, tecimenden satın aldığı mallara ilişkin belgeleri beş yıl süre ile saklamak zorunluluğunda olması.

Satımca saklama zorunluluğu tanımı, anlamı

Satımca : Malın değerini ve niteliklerini belirten belge. [Bakınız: fatura]. Satılan her çeşit mal için gerekli bilgilerin tümünü kapsamak üzere satıcının alıcıya verdiği ayrıntılı sayışım belgesi

Zorun : Mecburiyet.

Saklama : Saklamak işi.

Satı : Satma işi, satış. Adanmış.

Satım : Satış.

Zorunlu : Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıztırari. Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı.

Yazılık tutma : Tecimsel işlemlerin tümünün sayışmanlık yöntemlerine uygun bir düzen içinde yazılıklara işlenmesi.

Saklamak : Elinde bulundurmak, tutmak. Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek. Korumak, esirgemek. Birine vermek için ayırmak. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak. Gizli tutmak, duyurmamak. Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Yazılık : Düzlük, ova. Bir gazete veya dergide yahut bir edebiyat eserinde kendinden önce veya sonra gelenle ilgili olmıyarak başlı başına bir bütün meydana getiren yazı.

 

Tecimen : Tacir, tüccar.

Yazılı : Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Yazılı sınav. Geçerli olan, nominal. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Mallar : Emvâl. Yararlanılabilecek ve kullanılabilecek nitelikte olan taşınır mallar.

Tutmak : Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.

 

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Yazıl : Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri.

Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

Diğer dillerde Satımca saklama zorunluluğu anlamı nedir?

İngilizce'de Satımca saklama zorunluluğu ne demek ? : keeping of the invoice