Seyrek toprak öğeleri nedir, Seyrek toprak öğeleri ne demek
Seyrek toprak öğeleri; Fizik alanında kullanılan bir terimdir.
Fiziksel anlamı:
Dıştan ikinci kabuktaki eksicik sayısı ile ayrımlanan lantanyum ile hafniyum arası on dört metal öğe.
Seyrek toprak öğeleri kısaca anlamı, tanımı
Seyr : Seyir, seyretme// seyr etmek: temaşa etmek
Topra : Torba.
Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Hafniyum : Atom numarası 72, atom ağırlığı 178,6 olan, az rastlanır bir element (simgesi Hf).
Eksicik : Öğecik ile özdecik yapısını oluşturan, kütlesi çekinden iki bin kez daha küçük, eksi yüklü temel tanecik. Önelcikten yaklaşık olarak iki bin kez daha yeğni olan, eksi yüklü temel parçacık.
Lantan : Atom numarası 57, atom ağırlığı 138,9, yoğunluğu 6,1 olan, beyaz, havada çabuk oksitlenen, parlak bir alevle yanan, seyrek bulunur bir element (simgesi La).
İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.
Dıştan : Aslında olmayıp sonradan ve dışarının etkisiyle ortaya çıkan (düşünceler).
Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.
Ayrım : Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.
Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.
Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.
Dört : Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.
Meta : Mal, ticaret malı. Sermaye.
Eksi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.
Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.
Öğe : Anne. Üvey. Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur. [Bakınız: kimyasal öğe]. Matematiksel bir dizgeyi oluşturan nesnelerden her biri (örn. Bir dizeyin yan ve dik sıralarını oluşturan her bir sayı; bir öbeği oluşturan her bir işler, vb.). Kimyasal yollarla daha yalın özdeklere bozunamayan özdek. Bir kümeyi oluşturan nesnelerin her biri. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Tek türdeki atomlardan oluşan ve olağan kimyasal yöntemlerle bozunmayan özdek. Bir kümeyi ya da bir bölüğü oluşturan nesnelerden her biri. Atomsal sayısı eş olan atomların oluşturduğu özdek. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine Yerilen genel ad. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri. [Bakınız: Öge].
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
On : Dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı. Dokuzdan bir artık.
Diğer dillerde Seyrek toprak öğeleri anlamı nedir?
İngilizce'de Seyrek toprak öğeleri ne demek ? : rare earth elements

Bu kısımda Seyrek toprak öğeleri nedir? Seyrek toprak öğeleri ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Seyrek toprak öğeleri tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Seyrek toprak öğeleri hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.