Soliter nedir, Soliter ne demek

Soliter; Biyoloji, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Organizmaların koloni ya da sosyeteler yapmaksızın tek tek yaşamaları.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Tek, bir tek, başkalarından ayrı, tek başına, solitaryus.

Zooloji'deki anlamı:

Organizmaların koloni ya da sosyeteler yapmaksızın tek tek yaşaması.

Soliter böcek, karşıt. greger böcek.

Teknik terim anlamı:

Tek tek yaşama.

Soliter kısaca anlamı, tanımı

Soliter parazitlik : Bir konukçu üzerinde tek bir parazit bireyin yaşaması. Bir konakçı üzerinde tek bir parazitin yaşaması

Solitaryus : Soliter.

Tek başına : Kendi kendine, yalnız olarak, münferiden.

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Sosyete : Bir topluluktaki gelir düzeyi yüksek ve kendilerine özgü yaşama biçimleri olan topluluk. Topluluk, toplum, cemiyet.

Yaşama : Yaşamak işi.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

 

Koloni : Sömürge. Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk. Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu. Göçmen topluluğu veya bu topluluğun yerleştiği yer.

Başına : Yalnızca, Tek basma.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Greger : Organizmaların sürüler yapacak biçimde birarada yaşaması. greger böcek, karşıt soliter.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Kolon : Sütun. Katlardaki döşemeleri birbirlerine bağlayan düşey boru. Kalın bağırsağın gödenden önceki bölümü.

 

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Soliter anlamı nedir?

İngilizce'de Soliter ne demek ? : solitary