Sulkus ekstensoryus nedir, Sulkus ekstensoryus ne demek

Sulkus ekstensoryus; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kaval kemiğinin ön yüzünde ve üst tarafında görülen oluk.

Sulkus ekstensoryus anlamı, kısaca tanımı

Ekstensor : Kol ya da bacağı uzatan ya da düzleştiren herhangi bir kas. Kol veya bacağı uzatan veya düzleştiren herhangi bir kas

Ekstensoryus : Gerici veya açıcıyla ilgili olan.

Sulkus : Beyin kıvrımları arasındaki girintiler. Herhangi bir organdaki (yürek, dil, kemik vb.) oluk şeklindeki girintiler. Oluk.

Kaval kemiği : Baldırda olan iki kemikten kalını, bacakkalemi.

Üst tarafı : Olup olacağı, sonuç olarak.

Kaval : Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Kava : Çayırın bol olduğu yer, çayırlık. Ucu sert ve sivri dikensi bir çeşit çayır otu. Kavga. Polinezya adalarında yetişen, piperacea bitkisinin kurutulmuş rizomu. İdrar söktürücü ve sakinleştirici olarak kullanılır. Kavakava.

 

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Oluk : Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru. Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol. Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru.

Üst : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Ön : Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). [Bakınız: anteriyör]. Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

Diğer dillerde Sulkus bazilaris anlamı nedir?

İngilizce'de Sulkus bazilaris ne demek ? : sulcus basilaris