Takas primi nedir, Takas primi ne demek

Takas primi; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Kaydırma ticarette dışsatımcıların dışalım hakkını kendileri kullanmak yerine başka bir dışalımcıya devretmeleri karşılığında aldıkları prim.

Takas primi kısaca anlamı, tanımı

Prim : İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış

Taka : Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi. Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz.

Takas : Değişim. İki ülke arasında yapılmış olan alışverişin karşılıklı olarak malla ödenmesi.

Kaydırma ticaret : Anlaşmalı ticaret kapsamında yapılan ticarette, dönem sonunda hesapların denkleşmemesi ve borçlu tarafından önerilen malların alacaklı tarafından istenmemesi durumunda, alacaklının yükümlülüklerini üçüncü bir tarafa devretmesi biçiminde yapılan ticaret.

Kullanmak : Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak. İşletmek, değerlendirmek. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak. Amacına ulaşmak için birinden ya da bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek. Giymek, takmak. Araç veya aleti işletmek, yönetmek. Bir şeyin gereklerini yerine getirmek. Kelimeyi yazmak, söylemek. Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek. Harcamak, sarf etmek.

 

Kaydırma : Kaydırmak işi. Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birdenbire değiştirme. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere hareket ettirilmesi.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Devretme : Devretmek işi.

Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Devre : Belirlenmiş zaman dilimi. Çevrim. Ters, yanlış bir biçimde.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

 

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Kend : Kasaba, şehir.

Kayd : Düşünce, endişe; emel, arzu; iş güç.

Hakk : Hak. Hak, hisse.

Diğer dillerde Takas primi anlamı nedir?

İngilizce'de Takas primi ne demek ? : barter premium