Talikat nedir, Talikat ne demek

Talikat; Kitaplık alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Yazmanın içindekilerini göstermek ve (ya da) bir düzeltme yapmak amacıyla sayfa kenarına yazılan yazılar, a. bk. sayfa kenarı.

Bu tür yazılardan oluşan kitap a. bk. haşiye.

Talikat anlamı, tanımı

Tali : İkinci derecede olan, ikincil

Talik : Asma, yukarı kaldırma. Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma. Arap alfabesinde geliştirilen, yatık olarak yazılan yazı türlerinden biri. Bu tür yazı ile yazılmış. Belli bir zamana bırakma, erteleme.

Talika : Dört tekerlekli, üstü kapalı, yaylı bir tür at arabası.

Sayfa kenarı : Bir kitap sayfasının, yazılı bölümler çevresinde boş kalan bölümü. Bu boşluğa yazılan not.

İçindekiler : Bir kitabın, derginin baş veya sonuna konulan, konu başlıklarını sayfa numaralarıyla gösteren liste, fihrist. Bir kitap, dergi, gazete, mektup vb.nin içinde bulunan konular veya kapsadığı şeyler, münderecat.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

 

Düzeltme : Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Yazılar : Samsun kenti, Tekkeköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Yazman : Özel kuruluş veya kamu kurum veya kuruluşlarında haberleşmeyi sağlayan, yazışma yapabilen görevli, kâtip, sekreter. Özel kuruluş veya kamu kurum veya kuruluşlarında yazışmalardan sorumlu kimse, sekreter.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Yazıla : Devlet dairelerinde yapılmış olan müsveddenin düzeltilmesi yapıldıktan sonra yazılması için verilen "yazılsın" emri.

Haşiye : Dipnot. Bir eseri daha iyi açıklamak için yazılan kitap.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

 

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Düzel : Eline ayağına düzgün kimse.

Yazma : Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.

Diğer dillerde Talidomit anlamı nedir?

İngilizce'de Talidomit ne demek ? : talidomide