Tutuklular çıkmazı nedir, Tutuklular çıkmazı ne demek

Tutuklular çıkmazı; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Birbirinden habersiz kişilerin kendi çıkarları çerçevesinde üstünlük ilkesine göre verdikleri kararlar sonucunda elde ettikleri ödüllerin, grup çıkarı çerçevesinde karar verilmesi durumunda elde edilecek ödüllerden düşük olacağını ileri süren, 1950 yılında Al W. Tucker tarafından oluşturulmuş ve birçok iktisadi ve sosyal olayı açıklamada kullanılan ve bir anlaşmasız oyun örneği olan çözümleme. karşılığı anlaşmasız oyun, anlaşmalı oyun.

Tutuklular çıkmazı kısaca anlamı, tanımı

Çıkma : Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon

Çıkmaz : Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Tutuk : Akıcı, rahat konuşamayan. Durgun, çekingen, sıkılgan. Kapalı, tıkalı. Kısılmış, kesik. Tutuklu. Sıkıntılı. Bir organ hareket edemez olmuş. Olması gereken gibi olmayan. Eski işlevini göremez duruma gelmiş.

 

Tutuklu : Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf.

Anlaşmasız oyun : Oyun setindeki ödüllere ilişkin olarak oyuncuların aralarında açık ya da örtük herhangi bir biçimde anlaşma yoluna gitmeyip kendi çıkarlarını gerçekleştirmek yönünde seçenek belirledikleri oyun türü. karşılığı anlaşmalı oyun.

Anlaşmalı oyun : Oyun setindeki ödüllere ilişkin olarak oyuncuların aralarında açık ya da örtük herhangi bir biçimde anlaşma yaptıkları oyun türü. karşılığı anlaşmasız oyun.

Sosyal olay : İnsanlar arası ilişkilerden doğan ve bir defa olup biten sosyal oluşum.

Anlaşmasız : Anlaşması olmayan, anlaşmaya dayanmayan. Anlaşma yapılmadan.

Çözümleme : Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.

 

Anlaşmalı : Anlaşmaya dayanan.

Habersiz : Haberi olmayan, haber almamış, hiçbir bilgisi olmayan, bihaber. Haber vermeden, habersizce, bihaber.

Açıklama : Açıklamak işi, izah.

Üstünlük : Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj.

İktisadi : Ekonomik.

Verilme : Verilmek işi.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

İktisad : Tutum.

Çerçeve : Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.

Diğer dillerde Tutuklular çıkmazı anlamı nedir?

İngilizce'de Tutuklular çıkmazı ne demek ? : prisoner's dilemma