Uçunyuvar nedir, Uçunyuvar ne demek
Uçunyuvar; Fizik alanında kullanılan bir sözcüktür.
Fiziksel anlamı:
Yeryuvarını saran ve özellikle azot ile oksijenden oluşan, su uçuğu, toz, duman gibi katışkıları da içeren uçun katmanı.
Uçunyuvar anlamı, kısaca tanımı
Uçun : Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı
Yeryuvarı : [Bakınız: yeryuvarlağı]. Güneş dizgesinde, Güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. Yer yüzeyindeki eşit potansiyelli yüzey. (Bütün yeri kapladığı düşünülen denizin yüzeyi olup, bu yüzeyde biçim her yerde 90° lik bir açı yapar.).
Toz duman : Yerden kalkarak havayı kaplayan yoğun toz.
Su uçuğu : Bir sıvının yeterli ısıl erke soğurarak uçun durumuna dönüşümü.
Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.
Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).
Katışkı : Belirli kimyasal özdeğin arılığını bozan az nicelikteki özdek. Özdeğin arılığını bozan az nicelikte başka bir özdek. Bir özdeğin içinde, olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunan başka bir özdek. Katılaşma sırasında, metal ya da alaşımlar içinde istenmeden kalan element, bileşik.
Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.
İçere : İçeri.
Katma : Katmak işi, ilhak. Kıldan ya da yünden yapılmış ip. Katılmış, eklenmiş, ulanmış, munzam.
Saran : Pamuk ipliğinden yapılmış kilim, çul. Kuşatan, çeviren. Hasis, cimri.
Duman : Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Esrar.
İçer : Oda, oturma odası.
Oksi : Oksijen köprüsünü (-O-) gösteren ön ek, ara ek, son ek. Örneğin ; etoksi, metoksi, vb.
Sara : Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.
Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.
Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
Duma : Rus parlamentosunun alt kanadı.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Diğer dillerde Uçunyuvar anlamı nedir?
İngilizce'de Uçunyuvar ne demek ? : atmospher

Bu kısımda Uçunyuvar nedir? Uçunyuvar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Uçunyuvar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Uçunyuvar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.