Verginin yansıması nedir, Verginin yansıması ne demek
Verginin yansıması; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.
İktisat terim anlamı:
Vergi yükünün, istem ile sunumun fiyat esnekliklerine bağlı olarak alıcılar ve satıcılar arasında paylaşılması.
Verginin yansıması kısaca anlamı, tanımı
Vergin : Verici, özverili kimse
Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke.
Yansıma : Yansımak işi. Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs. Doğa seslerine benzer seslerle yapılmış olan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb.
Vergi yükü : Verginin mükellefler, sosyal gruplar ya da kesimler üzerinde etkisi gösteren ve bu kesimlerin ödedikleri verginin vergilenebilir gelirlerine oranı. Merkezi yönetim bütçesi vergi gelirlerinin gayrisafi milli hasılaya oranı olup dar anlamda vergi yükü. Merkezi yönetim bütçesi, yerel yönetimler bütçesi ve fonların vergi gelirlerinin gayrisafi milli hasılaya oranı, diğer bir deyişle vergi benzeri gelirler hariç geniş anlamda vergi yükü. Merkezi yönetim bütçesi, yerel yönetimler bütçesi ve fonların vergi gelirleri ile vergi benzeri gelirlerin toplamının gayrisafi milli hasılaya oranı, diğer bir deyişle vergi benzeri gelirler dâhil geniş anlamda vergi yükü.
Paylaşılma : Paylaşılmak işi.
Satıcılar : Ağrı ilinde, Diyadin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Esneklik : Esnek olma durumu, elastikiyet. Boya veya vernik filminin, pul pul kalkmadan ve çatlamadan boyanan yüzeyin hareketlerine uyum sağlaması.
Satıcı : Alıcıya bir şey satan kimse.
Sunum : Sunma işi. Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması. Lokma, parça.
Alıcı : Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Yükün : İyon.
Esnek : Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.
Fiyat : Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.
Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).
Satı : Satma işi, satış. Adanmış.
Sunu : Sunulan şey. Arz. Ön söz, takdim.
Diğer dillerde Verginin yansıması anlamı nedir?
İngilizce'de Verginin yansıması ne demek ? : tax incidence

Bu kısımda Verginin yansıması nedir? Verginin yansıması ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Verginin yansıması tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Verginin yansıması hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.