Yığa nedir, Yığa ne demek

Yığa; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yığılı, içi tepeleme dolu: Yığa bir galbur buğday.

Fiziksel anlamı:

Eşbasınçlı bir işlemde, dizgenin aldığı ısı: (H = E + PV).

Yığa tanımı, anlamı

Yığabilme : Yığabilmek işi

Yığabilmek : Yığma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yığaç : Tombul.

Yığadurmak : Geri çeker durumda olmak.

Yığak : Nehiy, memnuiyyet, yasak.

Yığal : Tava gelmiş, nemli (toprak için).

Yığamat : Köy derneğince toplanan para, salma.

Yığan : Kağnı fireni.

Yığanak : [Bakınız: yığınah, yığınak]. Toplantı, topluluk. Toplantı yeri. Toplantı, küme, yığın, yığılmış, insan kalabalığı.

Yığar : İniş yolda, arabanın yavaşlaması için arka tekere takılan zincir. Araba okunun yere değmemesi için ucuna geçirilen düşey kazık. İnişlerde, araba okunun yere değmesini önlemek amacıyla kullanılan ağaç kazık (Alayunt Kütahya) (yığar) : (Yeniköy, İnönü Eskişehir) (yığda): bk. yığın : (Ilıca Ayaş Ankara). Konya kenti, Turgut nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Tepeleme : Tepelemek işi. Tepe biçimi verecek veya kenarlarından taşacak kadar, tepelemesine.

Yığılı : Yığılmış olan.

Galbur : Kalbur. Kalbur, seyrek delikli büyük elek, karşılığı garbıl.

 

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Tepel : Biçilen ot ya da ekin bağlamı. Alnında ak leke olan (inek, öküz ve benzerleri hayvanlar): Bizim tepeli bulamıyorum. Ot yığını. Bir şeyin en üstteki kısmı. Küçük dağ.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Dizge : Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem.

Yığıl : Hafif. Ölçekleme yordamında değişik sınarların, ölçek konumlarını belirlemek üzere yargıcılarca içine sokulduğu küme.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Diğer dillerde Yığa anlamı nedir?

İngilizce'de Yığa ne demek ? : enthalpy