Yıkıcı büyü nedir, Yıkıcı büyü ne demek

Yıkıcı büyü; Halk Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Kötü hava, kıtlık, mutsuzluk, başkaldırma ve ölüm gibi oluşumları sağlamak amacıyla uygulanan büyü türü. bk. büyü. karşılığı ak büyü, kara büyü.

Yıkıcı büyü anlamı, tanımı

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki

Yıkı : Harabe.

Yıkıcı : Yıkmacı. Bir şeyin zarar görmesine, bozulmasına, yok olmasına, ortadan kalkmasına yol açan, tahripkâr.

Kara büyü : Uygulama bakımından insanın yaşamına, sağlığına, malına, mülküne, evine, hayvanlarına ve benzerleri zarar vermeye yönelen; benzetme ve dokunma ilkelerinden yararlanan büyü türü. Kötülük yapma amacını güden büyü türü. (Bu büyülerin bir kısmı, dinsel ve kutsal eylemlerin karşıtı yapılarak uygulanmaktadır. Örneğin, bu büyülerde haçın, sol ayakla yere çizildiğini görmekteyiz.) bk. büyü. karşılığı ak büyü.

Mutsuzluk : Mutsuz olma durumu, bedbahtlık, saadetsizlik.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

 

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Ak büyü : Sayrılık, yaralama, ölüm, kaza ve benzerleri doğal yıkımları önlemeyi amaçlayan, uygulama bakımından bireyin ve toplumun iyiliğine yönelen büyü türü. Sayrılık, yaralama, ölüm, kaza ve benzerleri doğal yıkımları önlemeyi amaçlayan, uygulama yönünden bireyin ve toplumun iyiliğine yönelen büyü türü. bk. büyü. karşılığı kara büyü.

Mutsuz : Mutlu olmayan, bedbaht, saadetsiz.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Kıtlık : Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma. Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık. Duygu, söz vb.nde azlık. Yiyecek maddelerinde görülen darlık.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

 

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Ölüm : Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. İdam cezası. Ölme biçimi. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Kötü : İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Aşırı, çok.

Diğer dillerde Yıkıcı büyü anlamı nedir?

İngilizce'de Yıkıcı büyü ne demek ? : destructive magic