Yabancı ülkelerde ödenen vergiler nedir, Yabancı ülkelerde ödenen vergiler ne demek

Yabancı ülkelerde ödenen vergiler; Maliye alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Tam yükümlülükle bağımlı gerçek ve tüzel kişilerin yabancı ülkelerde elde ettikleri kazanç ve gelirlerden yerinde ödedikleri benzeri vergiler.

Yabancı ülkelerde ödenen vergiler anlamı, kısaca tanımı

Öden : Mide, karın

Yabancı ülkeler : Memâlik-i ecnebiyye.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Yaba : Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

 

Tam yükümlülük : Türkiye'de yerleşmiş olanlarla, Devlet örgütlerinde ya da merkezi Türkiye'de bulunan kuruluş ve girişimlere bağlı olup söz konusu edilen kuruluşların işleri dolayısıyla yabancı ülkelerde oturan Türk vatandaşlarının bu kuruluşlardaki çalışmaları nedeniyle bir yıl içinde sağlayacakları kazanç ve gelirleri üzerinden vergi yükümlülüğü ile bağımlı bulunmaları.

Tüzel kişi : Hukuk bakımından bireylerin veya malların topluluğundan doğan ve tek bir kişi sayılan varlık.

Yükümlülük : Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.

Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Bağımlı : Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

Benzeri : Aynı.

Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Diğer dillerde Yabancı ülkelerde ödenen vergiler anlamı nedir?

İngilizce'de Yabancı ülkelerde ödenen vergiler ne demek ? : taxes that are paid on foreign countries